Beklentilerin olmayacağını bile bile beklemek. Özlemeli beklemek. Olmayacakmış gibi ama beklemekten sıkılmayacak şiddette aşka bağlı şekilde beklemek. Sadece beklemek..
24 Haziran 2011 Cuma
Sıcak Hava Dalgaları
Başlıkları alt alta sıralamak istesem, sanırım şu iki şarkının alt alta gelmesini isterdim:
*no surprises (7)
*(so) fuck u (anyway)(7.5)
entry sayısı 7.5 olmasının sebebi, bu şarkı hakkında tam da istediğimi yazamadığımı, yazamayacağımı bildiğimdendir. Öylesine pelesenksel hallere büründürüyor bu şarkı beni. ki iki günde içinde dinleme sayım belki 500’ü geçtiğinden bi’ şeyler karalamaya da itiyor.
So fuck u anyway. No surprises bebeğim, fuck u please. Rahatım bitanem lütfen siktirip gider misin? Öylesine işlerle uğraşıyorum ki, artık bana bakma ve siktir git. Anyway ok? Ama bakma artık öyle. Fuck!
Tamam komiktim belki ve hala da komikleşiyorum. Ama ben kendime “de hadi be ömür, fuck” diyebiliyorum. Fuck u ömür. Ömür ömür ömür ömür ömür. Ömür ömür ömür. Aitlik ekinin belki de en bi’ uyduğu isimlerden biri.
İsmimi sikiyim..
Sanırım yoruluyorum. Ev işleri cart curt. Gerginim. Ki az önce ilk defa o kibar, tevazu sahibi ömür, üzerindeki the wall tshirtüyle bankacı hatunun ağzına sıçacaktı. Bi’ an güvenlikçiyle göz göze geldiğini gördüm bile. Menepozdaysa veya menepozda da olmayıp menepoz gibi davranan hatunların, üç kelime edemeyip göz göze gelmemeye çalışmalarını anlayamıyorum. Sanırım bu da aldıkları eğitimden kaynaklanıyor bilemedim. Göz göze gelirsek etkileriz filan di mi?
Çok meraklıydım gözündeki renge, bakışının edebiyatını çözmeye. Çok..
O değil de...
Neyse..
*no surprises (7)
*(so) fuck u (anyway)(7.5)
entry sayısı 7.5 olmasının sebebi, bu şarkı hakkında tam da istediğimi yazamadığımı, yazamayacağımı bildiğimdendir. Öylesine pelesenksel hallere büründürüyor bu şarkı beni. ki iki günde içinde dinleme sayım belki 500’ü geçtiğinden bi’ şeyler karalamaya da itiyor.
So fuck u anyway. No surprises bebeğim, fuck u please. Rahatım bitanem lütfen siktirip gider misin? Öylesine işlerle uğraşıyorum ki, artık bana bakma ve siktir git. Anyway ok? Ama bakma artık öyle. Fuck!
Tamam komiktim belki ve hala da komikleşiyorum. Ama ben kendime “de hadi be ömür, fuck” diyebiliyorum. Fuck u ömür. Ömür ömür ömür ömür ömür. Ömür ömür ömür. Aitlik ekinin belki de en bi’ uyduğu isimlerden biri.
İsmimi sikiyim..
Sanırım yoruluyorum. Ev işleri cart curt. Gerginim. Ki az önce ilk defa o kibar, tevazu sahibi ömür, üzerindeki the wall tshirtüyle bankacı hatunun ağzına sıçacaktı. Bi’ an güvenlikçiyle göz göze geldiğini gördüm bile. Menepozdaysa veya menepozda da olmayıp menepoz gibi davranan hatunların, üç kelime edemeyip göz göze gelmemeye çalışmalarını anlayamıyorum. Sanırım bu da aldıkları eğitimden kaynaklanıyor bilemedim. Göz göze gelirsek etkileriz filan di mi?
Çok meraklıydım gözündeki renge, bakışının edebiyatını çözmeye. Çok..
O değil de...
Neyse..
19 Haziran 2011 Pazar
13 Haziran 2011 Pazartesi
Diyarbakır Ktm
bir başka adı hayvan toplama merkezi olan yer.
daha yeni kopulmuştur evden. uçakla diyarbakıra inilir ve yanında kimse olmadığından direkt ktm'ye teslim olunur. ilk önce etrafa bakılır. onlarca insan. onlarca boş gözle bakan güruh. daha hiçbir şeyin farkında olmadan ve dahası daha 2 saat öncesinde annenin, babanın kokusu üzerindeyken burası neresi bakışları.
başta iki tane uzman. ya da astsubay. ama iki ya da üç. ve bine yakın asker.
asker gururdu tabii ki. yapılması gereken bi' şeydi. ve sınırda yapmış olmamızın ayrı bi' mutluluğu vardı..
-nah vardı amınakoyum. sadece sevenlerimi üzmemek için davranmam gereken bi' haldi o.
sınır bölgelerde sınırı koruyacak olan mehmetçiklerdik biz.
ama ilk gireceğimiz test ktm testiydi. dayanıklılığımız orda ölçülecekti. ıspartada olanca yükle dağlarda gezişimiz, intikallerimiz yeterli değilmiş çünkü..
ilk önce ellerimize çöp poşetlerini verdiler. hayvan gibi yerin mıntıkası için. yapmadık, bi' daha sıraya geçirdiler. sonra bi' daha yapmadık. yaptıramadılar. çünkü ben diğer askerlerden üstün hissediyordum kendimi. çünkü bana bu aşılanmıştı acemiliğimde. hatta elime de kına yakmışlardı. kusmuştum o gece hep. dayanamamıştım kokusuna. ama emirdi işte. ya pa cak sın..
tek sıraya geçirildik. çantalarımızı bi' kenara koyup yeniden gelmemiz istendi. düzeltiyorum. emir verildi..
geçtik yeniden. küstahça gülen bi' rütbeli bakalım ne eğitim almışsınız görelim dedi.
yatın.
yattık.
kalkın.
kalktık.
yatın.
yattık.
kalkın.
kalktık.
sürünün...
ama benim elimde kına var. ben hani kınalı kuzuydum. hani ben onurdum. hani ben gururdum.
süründük..
ve o koca alanın mıntıkası yapılmış oldu ağustos sıcağında.
ve o gece dışarda yatırılarak da ödüllendirildik. bok kokan koğuşlarda yer olmadığı için..
moralim bozuldu..
daha yeni kopulmuştur evden. uçakla diyarbakıra inilir ve yanında kimse olmadığından direkt ktm'ye teslim olunur. ilk önce etrafa bakılır. onlarca insan. onlarca boş gözle bakan güruh. daha hiçbir şeyin farkında olmadan ve dahası daha 2 saat öncesinde annenin, babanın kokusu üzerindeyken burası neresi bakışları.
başta iki tane uzman. ya da astsubay. ama iki ya da üç. ve bine yakın asker.
asker gururdu tabii ki. yapılması gereken bi' şeydi. ve sınırda yapmış olmamızın ayrı bi' mutluluğu vardı..
-nah vardı amınakoyum. sadece sevenlerimi üzmemek için davranmam gereken bi' haldi o.
sınır bölgelerde sınırı koruyacak olan mehmetçiklerdik biz.
ama ilk gireceğimiz test ktm testiydi. dayanıklılığımız orda ölçülecekti. ıspartada olanca yükle dağlarda gezişimiz, intikallerimiz yeterli değilmiş çünkü..
ilk önce ellerimize çöp poşetlerini verdiler. hayvan gibi yerin mıntıkası için. yapmadık, bi' daha sıraya geçirdiler. sonra bi' daha yapmadık. yaptıramadılar. çünkü ben diğer askerlerden üstün hissediyordum kendimi. çünkü bana bu aşılanmıştı acemiliğimde. hatta elime de kına yakmışlardı. kusmuştum o gece hep. dayanamamıştım kokusuna. ama emirdi işte. ya pa cak sın..
tek sıraya geçirildik. çantalarımızı bi' kenara koyup yeniden gelmemiz istendi. düzeltiyorum. emir verildi..
geçtik yeniden. küstahça gülen bi' rütbeli bakalım ne eğitim almışsınız görelim dedi.
yatın.
yattık.
kalkın.
kalktık.
yatın.
yattık.
kalkın.
kalktık.
sürünün...
ama benim elimde kına var. ben hani kınalı kuzuydum. hani ben onurdum. hani ben gururdum.
süründük..
ve o koca alanın mıntıkası yapılmış oldu ağustos sıcağında.
ve o gece dışarda yatırılarak da ödüllendirildik. bok kokan koğuşlarda yer olmadığı için..
moralim bozuldu..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)