tipik pazar günü. bol burun çekmeli günlere sanırım 1 hafta rötarlı başladık. dün gemlik'e arabayla gitmeme rağmen nasıl olduysa ıslanmayı başardım.
yağmurun fırtınayla olan hararetli kavgası, yollara yayılıp kalan su birikintileri, nasıl trafik kazalarının olabileceğini de gösterdi ki, ibretlik olan dersimi de almış oldum. bir benzinciye sığınarak..
marmaris izmit arası mekik dokuduktan sonra, dünkü gemlik seferi gözümde büyümüş olsa da, arkadaşlar iyidir düsturunu bir kez daha hatırlattı. gemlik benim 2. memleketim olmuş ve orayı özler olmuşum bunu anlamış oldum..
başlığa gelecek olursak;
film rastgele bir yerde önüme çıktı.
havanın dinginliği ve soğukluğu, ancak boyle bir kurgu ile ısıtabilirdi, kaldı ki bunu da başardı..
film salt kıyamama üzerine yapılmış.
insani ilişkilerdeki çocukça kıskançlıkları, ilişkilerdeki kabullenemeyişleri, toplum baskısı aksine; sıcacıklılığı, toplum ne der dememeyi, derin sevgiyi, var olan aşkı anlatan ibretlik bir film olmuş.
Falan filan..
