24 Kasım 2014 Pazartesi

31 Ekim 2014 Cuma

"Ben aşk nedir bilmem
Eski kafalıyım
Bir seni birim
Bir de adın geçince sıkışan kalbimi"
Attila İlhan

25 Ekim 2014 Cumartesi

Umarım arsız ayaklar altında değildir alın teri, kırılgan naif elleri..

21 Ekim 2014 Salı

bazen bir şeylere alışılıyor.
alışılıyor işte.
yapamam, edemem dediğin şeyin üstesinden geliniyor.
geliniyor işte..
diyarbakır ktm'de sivil elbiselerimle süründüğümü hatırlayıp, kafayı yemediysem eğer..
bazı şeyleri de kendime sorun etmemeliymişim.
falan filan..

:)


14 Ekim 2014 Salı

pink floyd'un dediği gibi

hehe. resmen eğlendiren şarkıymış bu yeaa:P


29 Eylül 2014 Pazartesi

lars and the real girl

tipik pazar günü. bol burun çekmeli günlere sanırım 1 hafta rötarlı başladık. dün gemlik'e arabayla gitmeme rağmen nasıl olduysa ıslanmayı başardım.
yağmurun fırtınayla olan hararetli kavgası, yollara yayılıp kalan su birikintileri, nasıl trafik kazalarının olabileceğini de gösterdi ki, ibretlik olan dersimi de almış oldum. bir benzinciye sığınarak..
marmaris izmit arası mekik dokuduktan sonra, dünkü gemlik seferi gözümde büyümüş olsa da, arkadaşlar iyidir düsturunu bir kez daha hatırlattı. gemlik benim 2. memleketim olmuş ve orayı özler olmuşum bunu anlamış oldum..
başlığa gelecek olursak;
film rastgele bir yerde önüme çıktı.
havanın dinginliği ve soğukluğu, ancak boyle bir kurgu ile ısıtabilirdi, kaldı ki bunu da başardı..
film salt kıyamama üzerine yapılmış.
insani ilişkilerdeki çocukça kıskançlıkları, ilişkilerdeki kabullenemeyişleri, toplum baskısı aksine; sıcacıklılığı, toplum ne der dememeyi, derin sevgiyi, var olan aşkı anlatan ibretlik bir film olmuş.
Falan filan..


1 Eylül 2014 Pazartesi

yollar uzun, anlamsız ve boktan..

28 Ağustos 2014 Perşembe

Boğazımda düğüm çıkmaz kelimeler.
Kulaklarım kapalı, duymam sesler.
Boktan..


24 Ağustos 2014 Pazar

Siluetimden yansır sesim, sessizliğim
Gölgelere hapsolmuş ararım sesini, nefesini

özledim. çok özledim..

6 Ağustos 2014 Çarşamba

vücuduma bastığım ağırlıklar,
dahası dahası.
sınırları zorlamacalı basmalar.
akan terim.
canımın acısını bi ellerim, bi de vücudum çekiyor:)
kıyamıyorum da ama yapacak bir şey yok.
evet..

5 Ağustos 2014 Salı

burnum akıyordu. zaten hep akar. damarlarım çatlayana kadar çektim bu sefer.
ve yine uyudum...

2 Ağustos 2014 Cumartesi

bazı şarkılar patadanak geceye dalıp, vücudun içinde yayılabiliyor bazen..

bi de şey.
özledim.

1 Ağustos 2014 Cuma

“Başımı. Evet evet tam orayı kaşı canım benim.”
Kızkardeşim.
İçimi döke döke bir şeyler paylaşıp, beni telkin etmeye, gözümün yaşını silmeye, canım abim benim diyecek kadar kocaman yürekliliğe ne zaman eriştin hı?
Sonsuzluğun buğulusunda pas parlak duran nadidem. Her şeyim.

Kızkardeşim.. 
bir şey deneyledim bugun. 210 km hızla giderken yüksek sesle şarkı dinlemek, buna gecenin eklenmesi, yıldızların önüme dizilmesi, ay'ın kucaklayıcılığı ve denizin dalgaları.
hepsi seni söylüyor, hepsi seni çağırıyor.

30 Temmuz 2014 Çarşamba

an gelir başa dönüp yeniden başlamak istersin.
ya da,
an gelir başa dönüp keşke hiç tanımasaydım dersin.

bunların başlangıcı ve bitişi üç harfli:

aşk ve acı..

29 Temmuz 2014 Salı

güneşin dışımı yakan ateşi, içimi yakan ateş kadar fazla değilmiş. bunu anladım. evet.

26 Temmuz 2014 Cumartesi

bildiğim bir yol, hiç bilmeden girdiğimiz ara sokakların tadını vermiyor.
başım ağrıyor.
burnum kanıyor.
akan kan, kalbimin yükünü azaltmıyor.
hiçbir damla da, göşyaşımın yoğunluğunu almıyor.
öyle işte..

24 Temmuz 2014 Perşembe

nefesimi tuttum.
(1, 2, 3, 4, 5)
çıkardım sudan başımı.
tekrar nefesimi tuttum
(1, 2, 3, 4, 5, 6...)
gözüme karartı, karartının içinde sen oluşana, kalbimin atışa sonsuzluğa ulaşana kadar kaldım.
çıkardım.

sonuç?

gitmiyor, gidemiyorsun.. olmuyor, olamıyor...

22 Temmuz 2014 Salı

Cüzdanın kenarında pembe kağıt. Zor. Zor..

19 Temmuz 2014 Cumartesi

parmak ucumun en dibi, nefesimin en derinine kadar ağrı ve sancı. sancılı. sanrılı. sanmalı.

17 Temmuz 2014 Perşembe

çok net.
seviyormuşum.
net..
Günler geçerken tazeleniyorum.
Tazelenirken düşünüyorum.
Düşünürken çalışıyorum.
Unutmaya, unutmaya.
Düşünürken sonradan bakıyorum.
Son günün 3 günlük bir ilişkiymiş gibi görülmesine.
Ardından bakıyorum ve görüyorum ki,
Ben biten bir sürecin habersiz yaşayanıymışım.
Tekrardan unutuyorum.
Unuturken mutlu oluyorum.
Olamıyorum..

16 Temmuz 2014 Çarşamba

kalbim kanar, yağmur tuz basar. boktan

15 Temmuz 2014 Salı

Nefes alamazsın bazen. Ne olursa olsun normalleştiremez, gülemez, banane diyeyemezsin.
Olmuyor. Bilmiyorum nasıl olacak, nasıl. Boktan haller

13 Temmuz 2014 Pazar

Canı acıyanın karşısında gülünmez ki..
Soğuğa saygı, geceye saygı, emeğe saygı, kokuya saygı, yatağa saygı duyulduğu; kısacası geçmişe saygı duyulduğu için gülünmez.
Kötü. Ne yazık ki kötü.
Neyse..

28 Nisan 2014 Pazartesi



Sonsuz yağmur sonsuz sızı.
Yağmur damlaların sürekliliğinde bir acı, yağmur damlalarının içinde bir kayboluş.
Islanış. Gecenin 3.08'nde ıslanış.
Kalpte oluşmuş yaralara az tedavi imkanı. Ne de olsa yağmur. Ne de olsa saf.
Gökyüzüne bakışlar. Haykırışlar. Pişmanlıklar.
Yağmur damlasına karışmış, göz damlacıkları.
Özlemler.
Özlemler.
Özlemler.

Yukardan duyulan gökgürültüsü,
Kafada oluşup, gözü karartan ağrı.
Pişmanlıklar pişmanlıklar.
Kendimi anlatamayışım,
Mahcubiyetim,
Sızım.
Ama koca özlemim,
Özlemim.


Ben seni çok özledim.
Çok.

27 Nisan 2014 Pazar

Ölmek nefessiz kalıp, birilerinin ağıtları değildir sadece. Bir insan nefessiz de kalabilir, nefes alırken. Bir ölüm değil onlarca ölüm Yaşar her gün, her dakika.
Kutlu olsun. Bugün de öldüm yine.
Kutlu olsun.

18 Mart 2014 Salı

Ali İsmail. Burdaa..


















Adını duyduğumda yutkunduğum, gözlerimde yoğun okyanusların biriktiği kardeşim.
Ali İsmail’im..
Bugün küllerinden doğup yeniden doğdun. Bugünkü doğum günü partinde sadece ailen değil koskoca bir halk var.
Ve o halk hep bir ağızdan doğum gününü şöyle kutluyor;

Ali İsmail Korkmaz, Fenerbahçe yıkılmaz..