“Kadınlar önce seni sen yapan özelliklerine aşık olur sonra da onları senden almaya çalışır.''
Askerdeyken okuyordum.. Kaybedenler kulübü. Nejat İşler varsa iyidir diyordum..
Ta ki 3 5 gün öncesine kadar en bi' sevdiğim digitürk'ün salonlarından birisinde bu filmi gördüm ve izledim öyle umarsızca, popülerleşmiş olmasının verdiği ön yargıyla.
Film bitti ve şunu dedim ardından. "Bu film izlenir hacu!"
Kendimden bi' şeyler bulabildiğim "şey"ler hoşuma gidiyor. Her seferinde huzura kavuşturan Tutunamayanlar'ın olduğu gibi.
Tutunamayanlar benim için yeniden açılıp okunması gereken bir kitap olmaktan çoktan çıktı. Tutunamayanlar benim için ihtiyacım olduğunda herhangi bir sayfasını açıp "hmm evet" demekten ibaret olmuş durumda.
Filmden bahsediyorduk yine nerelere kaydık.
Ben bu filmi her rastgeldiğimde izlerim. Ki salonda olması da ayrı bi' güzel olmuş. Türkmax'a vermek büyük aptallık olurdu çünkü böyle kitapsal bir filmi.
Ayrıca beni mfö ile yeniden tanıştırdı. Anlamı daha büyük oldu filmin..
Öyle işte..
Kıskançlık ömür boyu maalesef..
Ha ömür.
Sikiyim..
1 yorum:
filmle ilgili yorumumu geçeyim; bu "sendekilere aşık olup, ardından sendekileri silmeye çalışmak" meselesi kadınlara has değil. bir kadın olup, erkeklerle ilişkiler yaşasan; sen de bunu kendinden %100 emin söyleyebilirsin: insanlar, sevdiklerini yok etmeyi çok seviyor.
bu yüzden bu cümlei sevmiyorum. boşu boşuna kadınlar suçlanıyor ve sevgiline "yuh naptın?" dediğin an bu triplere girebiliyor falan; halbuki erkekleri bırak değiştirmeyi, onlarla (sevgilim olanlarla) düşünsel-felsefik muhabbetlere girme huyum bile yok hahah bu kadar kıymetli addetmeselerdi keşke kendilerini.
uzattım evet takıldım yine o cümleye işte. sevgiler.
Yorum Gönder