14 Mayıs 2010 Cuma

Evet...

Evettt. Azcık sesi açalım. Hmm. Dur dur bu şarkı olmaz. Yeni girecek olan şarkıyı bekleyim yazmak için.
Evet “fade into you”. Yazmak için uygun. Dökülelim bakalım..

Dün;
Parfüm kokan bi’ İstanbul gecesi, Yeditepe üniversitesi duman’ı ağırlıyormuş. Er-erbaşa serbest mi acaba diye kendime sorarken, ağabeyimden haber geldi:” Duman seni çağırıyor mıstık”. Bir Kaan edasıyla “eyvallah eyvallahhh” dedim. Hemen aperatif birkaç gıdamsıdan sonra, yollara düştüm ve 1.5 saat içinde İstanbul’da 2 saat içinde de(yarım saat sonra) 7tepe üniversitesinde olduk. Sanırım bundan sonrası için yeni bir başlık açmalıyım;

7tepe üniversitesi;
Bir üniversite düşünün ki parfümle yıkanmış olsun. Gözüm tabela aradı: “açık alanda parfümlü volta atmak yasak. Cezası 69 Ytl”. Ama yoktu! Kendimi çimlerin kokusuna bulamak isterken, belki de bir inek gibi gözüküyordum. Ama o kadar kokuyu kaldıramazdı asker. Aklıma birden Radiohead’in “fake plastic trees”i geldi. Fake plastic faces diye de ben çevirdim. Ağabeyimin beni birayla hayata döndürme girişimleri ise bir noktada işe yarıyordu. Ne kadar çok içersem o kadar ben bana döner, kendimle ilgilenirdim. Abim tanıyordu beni. Takdir ettim kendisini bu çabasından ötürü. 4. biramı açarken sahnenin ışıkları kısıldı ve duman tüm askerler için söylediği konserine başladı. Yeni albümüyle daha haşır neşir olmadığımdan, pek aşina değildim. Ama sırf üzerimde duran "animals" yazısına nazire yaparcasına; “hepimiz bir hayvanız” diye bağırıyordu sevgili kaan. Ne de doğru diyordu. Ama neye istinaden öyle dediğini şarkılarını hep bir ağızdan söyleyen türkiyenin en güzel kızlarının ve heriflerinin bulunduğu yerleşkedeki çocuklar anlamış mıydı? Ağabeyme sordum: “yalan gibi değil miİ?” dedim. “yalan olan ne? dedi”. “Görmüyor musun. Hiçbir şey umurlarında değil.” Sonra cevap verdi abim. Nitekim haklıydı da. “bu psikolojiyi atlatacaksın. Askersin oğlum ehemehe” dedi. Halbuki ben gülmedim. Asker olmasaydım da o plastik görüntülerine atıfta bulunurdum. Bulunurdum evet..
Daha bildik şarkılarına döndü ilerleyen saatlerde duman. Nitekim askerin isteğini kırmadı ve yürekten’i söylemeye başladı. Gözümü kapadım şarkıya kapıldım:

öyle yürekten seviyorsan
aklı başından atacaksın
kimi yanında arıyorsan
önce içinde bulacaksın

buluyordum sanki. Yani bir sanrı ama çok sevdiğime +1 eklendiğini görüyordum. Düşünüyordum onu, evet.. Ama ben kendimin neresindeyim onu bilmiyordum. Kendime uzak olduğum gibi ülkeme de uzaktım. Uzak olacaktım. Olacağım!

Canım Kaancığım konserinin sonunda “tüm Mehmetçiğe selam olsun, ömür tezkereyi sağ salim alsın” diye bitirdi. Eyvallah kaanım dedim. Çıktıktan sonra güzel bir yağmur başladı. O yerleşkenin kokusunu da sadece yağmur temizleyebilirdi sanırım. Acaba cep telefonlarının yanında, ya da sigara kutularının içinde parfüm mü taşıyorlardı o kişiler anlamış değilim. “Ahh parfümsüzlük başıma vurduuuğğğ kızzzz” demeleri muhtemelmiş gibime geliyor. Neyse, yağmurda kalmıştık. Ağabeymin çok müstesna arkadaşının süper bir mini cooperı ile istanbulun ıslak caddelerinde yol alıyorduk. İstanbul’a dair istediğim bir şeydi. Güzel bir araba ile güzel bir şarkı eşliğinde yol almak. Yağmur ile birlikte.
Yağmur bittiğinde uyumuş idim.

Bugün(son-1)

-mıstığım bugün ne yapayımmmmm?
-ahh anneciğim ne istersen onu yap. Fark etmez ki!
-söyle söyle.
-canım bidenem. Valla fark etmez..
-iyi o zaman mantı yapalım
-eheh olur. Yardım bile ederim
-tamam ben de babanı kafaya alırım. 1 saate bitiririz.
-tamam tamam

elimin hamuruyla yazıyorum. Valla. Elim mis gibi hamur kokuyor yahu. Biraz kıyma, biraz sarımsak karışık. Ama hoş. Annem sofraya sonradan dahil olan kızkardeşi ve anneannemi uyarıyordu: Mustafa gibi yapın.
Evet bu işi kapmıştım. Asker dönüşü bir mantıcı dükkanı. Ya da seyyar bir mantıcı. Hobaa süper fikir bak bu. O değil de asker dönüşü dedim değil mi?

Hmmm

Sanırım 1 sene boyunca alışkanlıklarımdan uzak kalacağım. Aile-arkadaş-net vs..

Bu süre zarfında hepinizin iyi dileklerinize ve kulak çınlatmalarınıza ihtiyacım olacak. Hepinizi öpüyorum. İyi bakınız kendinize..

Elleri ellerime
Gözleri gözlerime
Saçları saçlarıma
Karışan bir sen olsan

Bu şarkıda hoş. Dinleyiniz. Kaanımdan..:)

2 yorum:

ka' dedi ki...

ah gelmiş istanbula da sessiz sedasız..
ah, eğleniyor kendi başına, homurtusu da yeter..
ah, gidecek, gelince,ki nasıl olsa gelecek, başka bir istanbul da bize yeter o zaman, e mi ömürlü?

huzurunu bul bir yerlerden. hep.

usulusul dedi ki...

huzur blogda desem iddialı bi şey söylemiş mi olurum ki niyanım. ama sen burdasın. sanırım iddia değil gerçek. iyi ki burdasın..
ve hemen gidip geleceğim. hemen..