10 Mayıs 2010 Pazartesi

Floydsal Haller

Oyy. Yeni aldığım pink floyd t-shirtümle izmitin buğulu güneşinde, caddelerinde arz-ı endam ettim. Nedense bu tshirtler bana psikolojik rahatlık sağlatıyor. Daha ferah oluyorum ve daha bi' sağlam basıyorum yerlere. Üzerimde yazan "animals"ı görünce insanların ne düşündüğünü düşünmeye çalışıyorum yürürken. Çünkü biliyorum ki bu albümde ithaf edilen küme insanlardı. Ben ne düşünürdüm peki. Sanırım bu günlerde düşünmenin en saçma şey olduğunu düşünürdüm. Evet düşünmüyorum. Sadece kokluyor, öpüyor, tadıyorum. Düşünmüyorum!
Ha bu arada. Bi' sahafta kitaplara bakarken 18 19 yaşındaki bi' genç kızımız gelip, "ben en çok wish you were here seviyorum dedi. Ahh ne harika dedikten sonra "songs:ohia"yı tavsiye ettim. Beraber teşekkürlestikten sonra eve doğru yol aldım. Ama hemen eve girmedim. Ev kokusunun üstüne biraz da deniz kokusu serpiştirdim. Sonra usulusul eve yol aldım.

Pink Floyd ve yaşam. Pek güzel..

3 yorum:

Unknown dedi ki...

Bazen özlüyor evin kokusunu,,biraz makina yağı,ter,deniz kokusunuda serpiştirip üzerine girersin eve hak ettiğini düşünmek istersin o dönüşü;sen o kokuya hasret bekleyenler kokuna...yada boşverirsin herşeye; garip gelir insanların düşüncelerini sana dayatması..şimdiye kadar insanlarla konuşurken bi çoğu tartışmaya dönüştü muhabbetlerimin,bağrışmalara sonra..iki tarafta birbirini duymamacasına bağırıyor ve hiç kimse bir şey anlamayor..konuşulan konular mı buu gerektiriyorda taraflardan birisi mi yüksek sesle konuşmaya meyilliydi ve diğerini tetikliyordu bilmiyorum..Ama sakin konuşmalarım oldu;ince belli bardakta çay, o aralar içiyorsam bir paket sigara ve karşında seni dinleyen ve kendisi dinlenilen bir insan..sakin..ve bir gün batımı..hele bir de rize de isen (her ne kadar istanbulu tercih etsemde rizenin sükunetine de hayran kalmışım;yeni anlıyorum), o yeşil,o mavi, o ufkun kızıllığı..güzeldi vesselam..
bu muhabbetlerime eşlik eden ender insanlardandın;konuşurken bağırmaktan kafamın zonklamasına neden olmayan;sakinliğin tadına vardıran insandın..Kısa sürmese bu kadar değerli olur muydu bilmiyorum ama ben,şu anda hangi ilde ve hangi bölümde okuduğumu bildiğin ve burda da şahane bi ortama sahip olan ben, o günleri içime çekerek huzur buluyorum bazen..
o günlerin değerli öznesine bunları söylemek te benim için vefa borcu oluyor..
kazasız belasız dön ve bir gün istanbul'umda, boğazın kıyısında ve gün batımında bir demlik çay, hala içiyorsam bir paket sigara ile.......

ka' dedi ki...

şarkılar, semboller, hisler, insanlar.. sen büyürken seninleler. seninler de hem. ömürlügözü böyle seviyorum ben. bence şahane gidiyorsun.

usulusul dedi ki...

akifim o yaşadıklarımız sadece başlangıçtı. daha neler neler yaşayacağımızın bi' ön izlemeseydi. gelecek daha güzel şeyler getirecek. çünkü üstüne en saf duygu olan "özlemek" eklenecek. özledim dostum. ama az kaldı. yüküm azalsın geleceğim, bulacağım özlediklerimi. üstümde daha fazla yük olsa da..

niyanım;
kelimelerine inanıyorum. kelimelerinin büyüsünün üzerimdeki gücünü, sanırım çok az şey yapabilir. şeylerin de belirsiz olduğunu kabul edersek senin tek olduğunu düşünebilirim. evet!
şanslıyım. çünkü sen varsın...